Freud’un Sevgi ve Cinsellik Üzerine adlı kitabını okuduğumda şunu soruyordu: Hayatınızın hatırladığınız ilk anısı nedir? Gidebilirseniz 1-2 yaşınıza gidin…
Ben en fazla bir buçuk yaşıma gidebiliyorum. O da annemin bana tuvalet eğitimi vermek için beni küçük bir klozete oturtmaya çalışmasıydı. Ben direndikçe tokat attığını, bacaklarımı ısırdığını hatırlıyorum.
Yaşım 4, bir kardeşim oldu. Yediğim dayakları artık daha net hatırlıyorum.
Yaşım 6, kardeşim 2 yaşına girdi ve annem işteyken ve ev işi yaparken kardeşime bakmak benim görevimdi ama sürekli dayak yiyordum. Çocuğa bakmayı bilmiyormuşum, sütü neden soğukmuş… Ve, kardeşim de dayakla tanışmaya başlamıştı. Annem bir şeye sinirlendiğinde gelip kardeşimle benim saçlarımızdan tutup kafalarımızı birbine vuruyordu. Sonra karşımıza geçip allah sizin belanızı versin gibi sözler söylüyordu. Biz de birbirimize sarılıp ağlıyorduk sadece…
Yaşım 7, artık her şey daha kötü. Bir kardeşim daha oldu. Artık evin tüm temizliğini benim yapmam ve diğer kardeşimle daha fazla ilgilenmem gerekiyordu. Aşırı fakir olduğumuz için babam sürekli çalışmak zorundaydı. Bir de babamın beni sevdiği zamanlardı… Annemse artık varlığıma katlanamıyordu. Bebek ağladıkça kalkıp hiçbir şey yapmazken beni dövüyordu.
Yaşım 8, ölmek istiyordum. Evin içinde annemden köşe bucak kaçıyordum. Eğer ki denk gelir de beni bir yerde görürse hayvan gibi cüssesiyle üzerime saldırıp kollarımı, bacaklarımı ısırıyor, saçlarımdan tutup beni duvara fırlatıyor, kafamı sert cisimlere vuruyor, yeni öğrendiği taktiğiyle ağzımı tokatlıyordu; elinin tersi ile üst üste en az 5 kez… Artık dayanamıyordum… Saçlarımı yolup okula gönderiyordu…
Yaşım 9, 10, 11, bu kadın durmak bilmiyorken, kardeşlerim bir suç işlediğinde “her çocuğuna eşit davranmak için” hepimizi dövüyordu. Yani hiçbir şey yapmıyorken… Yeni düşüncesi buydu. “Çocuklarım arasında eşitlik”… ama bir de şu vardı, çocuklarını boyutuna göre dövüyordu ve en büyük bendim. Artık terliklerinin izinin vücudumda çıkması nefessiz bırakıyordu. Ağladıkça, “ağlamayacaksın” diyerek daha çok dövüyordu. Canım daha fazla acıyordu. Daha fazla ağlıyordum. Daha fazla dövüyordu. Ta ki hıçkırıklarım soluk boruma kaçıp beni nefessiz bırakana kadar…
Yaşım 12, 13, 14, isyan zamanlarım başladı. Artık bana vurduğunda eskisi gibi “özür dilerim anne, anne, anneciğim” diye ağlamaktansa avazım çıktığı kadar bağırıyor ve “yeter” diyordum. Artık babam da vardı. Utanma bilmez küfürleri, beni evlendirmeye çalışması, eve dersaneden 15 dakika geç gelsem “kimin yatağındaydın” diye saldırmaları… Kimsenin yatağında değildim baba… Genç kız oluyordum ve her gün yanağımda beş parmak izi ile okula ve dersaneye gitmek canımı yakıyordu… Ve okulumda hep birinci iken anne babam benim geri zekalı olduğumu düşünmeye başlamıştı. Çünkü artık kpnuşma kabiliyetimi yitiriyordum…
Yaşım 15, ağır bir depresyona girdim ve psikolojik tedaviye başladım. En ağır ilaçlarla… Okulda kimse beni istemiyordu. Herkesten uzaklaştım. Ve annemin şiddetleri… Ta ki bir gün bana kaldırdığı elini havada yakalayıp “sakın” diyene kadar. O günden sonra annemin sözsel şiddeti ile doğru orantıkı olarak babamın küfürleri ve hakaretleri de arttı. Bense kulağımdan kulaklığımı çıkarmaz olmuştum seslerini duymamak için… O günlerden sonra tam bir canavara dönüştüm. Kim bana ne dese kırk katı saldırmaya başladım. Hayat felsefem “yeter!” oldu. Artık üniversiteye gidip onlardan kurtulmak için geri sayım yapıyordum. Son 3 yıl… son 2 yıl…
Bu acılar ise bitmedi, bitmiyor. Annem her gün “beni neden annen olarak göremiyorsun, ben senin için neler yaptım” diyerek ağlıyor. Babam ise şükür ki öldü. Ama nasıl seveyim? Söyleyin bana. Ailem için her şeyi yapıyorum şu an. Maddi yokluktalar benimse param var ve çoğunu onlara veriyorum. Ama hala sevemiyorum. Hala her an yüzüme tokat atacakmış gibi geliyor. Sevemiyorum. Az önce yine beni dövmekle tehdit etti. Yapamayacağını biliyor artık. Ama bu acıyla nasıl yaşayacağım? Nasıl unutacağım? Nolur yardım edin bir şey söyleyin… Şu an aranızdan biriyim, şen şakrak, girişken, eğlenmeyi seven. Başarılı biri olduğumu düşünüyorum çünkü yaptığım işler bunu gösteriyor. Dayakla büyüyen, geri zekalı olduğu düşünülen çocuk, genç, bakımlı, dikkatli bir kadın oldu. Her an hepinizle sohbet ederim şakalaşırız eğleniriz ama içten içe acı çekiyorum. Hala geçmişe takılıp kalmış hastalıklı düşüncelerim bana rahat vermiyor. Ne olursunuz söyleyin, bu halimden nasıl kurtulurum? Psikolojik tedaviler geçmişimi silemiyor…

İtirafları yeni Twitter hesabımız üzerinden okuyun! Twitter'da @ytuitirafsosyal hesabımızı takip edin.


İtirafı Beğen:

İtirafı Paylaş:

112-3


REKLAM: Okul ile ilgili tüm sorularınızı YTÜ Kampüs internet sitesinde sorabilirsiniz.
Hemen YTÜ Kampüs'e git!