YTÜ Yemekhane Menüsü: ytukampus.com/yemek
Üniversiteye ilk başladığım yıl sınıfımızdaki bir kızdan hoşlandım. 1 yıl boyunca uzaktan uzağa sevdim. Hiç söyleyemedim. Bir yıl sonra bununla az çok konuşmaya başladım ve sevgilisi olduğunu öğrendim. Hayatımın gerçekten duygusal anlamda en zor gününü geçirdim. Sonrasında bunu içten içe sevmeye devam etsem de sevgili olan bir kızdan hoşlanmamın hoş olmadığını da bildiğim için arkadaş olarak kaldık. Okul bittikten sonra konuşmaya devam ettik ve kısa bir süre sonra bu kız sevgilisinden ayrıldı. Ben ise hala hoşlanmaya devam ediyordum. Ondan hoşlandığımı da bir kaç defa söyledim. Neyse gel zaman git zaman toplam 8 yıl oldu. Kız için hiç bir zaman bir seçenek bile olmadım. Saçma sapan tipler girdi çıktı hayatına. Olmayacağımızı bile bile unutamadım. Her zaman benim için en değerli oldu. Aileme anlatamadıklarım, hiç kimse ile paylaşamadıklarımı onunla paylaştım. Benim için her zaman hayatımdaki en değerli insan oldu. Bunu da açıkça dile getirmekten bile çekinmedim.
Fakat onun için hiç bir zaman öncelikli bir insan olmadım. Onun tek bir saçının teli bile benim için çok değerliyken, o bir kez bile bana değer veriyormuş gibi hissettirmedi. Gece rüyalarımda mı görmedim, rüyalardan ağlayarak mı uyanmadım, geceleri sessiz sessiz mi ağlamadım? Ama sonuç sürekli üzülmem ve karşılığının olmaması oldu.
Tabii ki bir insanın sırf başkası değer veriyor veya başkası onu seviyor diye, karşısındakine aşık olması veya sevmesi gerekmiyor. Bunun farkındayım. Ama en azından verdiğim değeri görüp, en azından başkaları ile görüşürken bu kadar kalbimi kırmasa, onun için 8 yıl geçtiği halde hala ne kadar üzüldüğümü görse, biraz olsun değer verse, çok mu şey istiyorum ya?