Açıkcası buraya ilk defa bir şey yazıyorum ve ne tarz itiraflar oluyor bilmediğim için affınıza sığınarak yazmak istiyorum. Dün kütüphanede ders çalışırken “telefonla konuştuğu” için uyardığım hanımefendi heralde arkamdan baya küfür falan etmiş. Uyarma şeklimden rahatsız olmuş. (Uyarma şeklimden de bahsedeyim: Kendisi ilk önce fısıltıyla(!) konuştu ve önemli bir okuma yaptığım için dikkatim dağıldı. Buna rağmen nasılsa kapatır diye bekledim. Sonrasında kapatmadı. Kafamı kaldırdım ama göz göze gelemedim. Daha sonrasında fısıltıyı da aşıp sesini yükseltince üstteki demire hafifçe tıklatarak “Dışarda konuşur musun?” dedim. Bunu söylerken bile insanlar rahatsız olmasın diye sesimi çıkarmamaya çalıştım. Suçlu olmuşum.) Orospu çocuğu vb. hakaretler, küfürler edecek kadar sinirlenmiş. Ben kendisini uyardıktan sonra kulaklığımı taktım ve dersime devam ettim. Sonrasında onların geçtiği tarafta oturan arkadaşım anlattı ve baya güldük. (Dikkatim dağılmasın diye arkadaşım ders çalışmamız bittikten ve kütüphaneden çıktıktan sonra bahsetti. Öncesinde bahsetseydi de buraya yazacaklarımı yüzüne söylerdim. Keşke söyleseymiş. Belki kendisine yardımım dokunurdu.) Siz gerçek misiniz? Cidden merak ediyorum. Hayır zaten o hakaretlerini o ortamda duysaydım sana vereceğim cevap şu olurdu: “Dışarda istediğin kadar hakaret ve küfür edebilirsin ama benim ve burda çalışan insanların zamanını çalma.” Onun dışında sana cevap bile vermezdim. Çünkü her şeyden önce bir insana uygulanacak sözlü ve fiziksel şiddete karşıyım. Zaten şiddetin ve haksızlığın üst seviyede olduğu bir dönemden geçiyoruz. Sosyal veya mantıksal olarak tartışmaya da girmezdim çünkü silahsız kalırdın(Kafka’ya selamlar) ve ben asla adaletsiz biri değilim. Umarım burayı okursun. Sana tavsiyem tedavi olman. Çünkü üniversite okuyan ve belli yaşa gelmiş bir canlının, kütüphane kurallarını bilmemesi, aynı zamanda bu kadar saygısız olması gelecekteki hayatı için çok sağlıklı olmayacaktır. Uzunca bir itiraf oldu sanırım. Tek umudum burayı kendisinin de okuması. Ve sizlerden ricam; lütfen kütüphanede sessiz olun. Bunu rica etmek bile bana yanlış geliyor. Fısıltıyla da olsa konuşmayın. Telefon konusunu söylemek bile istemezdim ama malûmunuz:) Ben masaya otururken bile çalışan insanların dikkatini dağıtmamaya özen gösteriyorken sizlerden de bunu bekliyorum. Kendim için değil sadece. Çünkü orda herkes bir emek ortaya koyuyor. Yanlış anlaşılmadığımı umuyorum. Herkes güzel bir akademik hayat diliyorum.

İtirafları yeni Twitter hesabımız üzerinden okuyun! Twitter'da @ytuitirafsosyal hesabımızı takip edin.




İtirafı Beğen:

İtirafı Paylaş:

REKLAM: Okul ile ilgili tüm sorularınızı YTÜ Kampüs internet sitesinde sorabilirsiniz.
Hemen YTÜ Kampüs'e git!