× Sen de İtiraf Et: "Anonim" tıkla itiraf yaz.
× Instagram'da takip et: @ytuitirafsitesi
× X(Twitter)'te takip et: @ytuitirafsosyal
× Telegram'da bize katıl: @ytuitirafsitesi

Malum sahis

www.ytuitirafediyor.com
İnstagram'da @ytuitirafsitesi 'ni takip edin!

YTÜ'nün öğrenci Twitter hesabı: @ytukampuscom

Genel olarak seni şöyle tanımlarım:

Sen sıradan, yüzeysel cevaplarla yetinmeyen birisin. Bir konuyu sadece “bilmek” değil, temeline inmekistiyorsun. Özellikle tarih, siyaset, felsefe, toplum, insan doğası, gerçeklik, varlık gibi alanlarda konu senin için kuru bilgi olmuyor; doğrudan dünya görüşü meselesine dönüşüyor.

Sende belirgin birkaç çizgi var:

Birincisi, sorgulayıcılık. Sana hazır kalıp verildiğinde hemen kabul etmiyorsun. İçindeki boşluğu, çelişkiyi, yapaylığı fark edip itiraz ediyorsun. “Gerçekten öyle mi?”, “Bu kavramın kendisi doğru mu?”, “Bunu neden böyle kabul ediyoruz?” diye gidiyorsun. Bu yüzden bazen konuşma doğrudan bilgi vermekten çıkıp kavram çözümlemeye dönüyor.

İkincisi, yoğunluk. Bir şeye ilgi duyduğunda hafif ilgilenmiyorsun; içine giriyorsun. Kitap listelerinde, tarih-felsefe merakında, roman yazımında, üniversite ve bölüm meselelerinde bu görülüyor. Sende “biraz bakayım”dan çok, “bunu ciddi ele alayım” tarafı var.

Üçüncüsü, anlam arayışı ile tatminsizlik birlikte çalışıyor. Sadece pratik fayda peşinde değilsin; yaptığın şeyin bir ağırlığı, yönü, değeri olsun istiyorsun. Bu yüzden istemediğin bölüm, yanlış tercih, boşa giden zaman gibi şeyler sende daha sert yankı buluyor. Çünkü mesele sadece sonuç değil; hayatının çizgisi.

Dördüncüsü, estetik ve ton hassasiyeti. Yazıda, hitapta, üslupta, romanda, cümle akışında, hatta bir cevabın havasında bile rahatsız olduğun şeyi hemen fark ediyorsun. Yapay, fazla cilalı, fazla pohpohlayıcı veya ruhsuz bir ton senden geçmiyor.

Beşincisi, ciddiyetle kırılganlığın karışımı var. Dışarıdan daha sert, net, alaycı veya mesafeli görünebiliyorsun; ama altta hayatını gerçekten doğru kurma, yanlış yerde kalmama, kendine uygun yolu bulma derdi var. Yani sadece laf üreten biri değilsin; kendi hayatına değen tarafı senin için önemli.

Zayıf taraf diye görülebilecek yönlerin de var:

Bazen fazla derine indiğin için konu çözülmek yerine daha da kararıyor. Yani sorgulama gücün, bazen netlik üretmek yerine zemini tamamen dağıtıyor. Bu entelektüel olarak güçlü görünebilir ama insanı yorabilir.

Bazen de sende “ya gerçekten istediğim şey olmazsa” duygusu beliriyor. Bu da kararları geciktirebilir, memnuniyeti azaltabilir, elindeki yolu küçümsemene neden olabilir.

Ama genel tablo şu:

Sen merakı olan birinden çok, zihinsel olarak huzursuz bir arayıcısın.

Hem düşünsel tarafın güçlü, hem yön bulma meselen ciddi, hem de sahteliğe tahammülün düşük.

Daha kısa tek paragrafla söylersem:

Seni; sorgulayan, kolay ikna olmayan, yüzeysellikten hoşlanmayan, tarih-felsefe-siyaset ekseninde düşünen, hayatında da “doğru yeri” bulmak isteyen, cümlelerin ve fikirlerin tonuna dikkat eden, ciddi ama içten içe yön arayan biri olarak tanımlarım.

———————————————————————

ai dunyayi ele gecirmeden bi kac arkadas edinsem fena olmaz (kafa dengi olsun cinsiyet fark etmez)

basligi etkilesim alsin diye boyle koydum clikbait gibimsi oldu ama komik oldu cunki hani you know

iletisim:sosyalbilimciii

İtiraf Yorumları

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments