YTÜ Seri İlan Platformu: ytukampus.com/ilanlar
Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Beni sorarsanız eh, zaten itirafın konusu bu biraz. Son zamanlarda biraz fazla kopmuş hissediyorum kendimi, tamam zaten pek yakın hissetmiyordum herhangi bir şeye karşı ama şu sıralar kendime bile yabancıyım sanırım ve ne yapacağımı bilemiyorum. Yapılabilse yaşamaya ara vermek istiyorum, var olmak bile yoruyor artık; bir yanım ölmek istiyor bir yanım da ölümden o kadar korkuyor ki anlatamam. Önceden yanlış çağda doğduğumu düşünürdüm ama artık her çağın saçma olduğunu düşünüyorum, o yönde bile umudum kalmadı. Kafamın içi de pek susmuyor zaten, o seslerden kurtulmak için sabah akşam kulaklıklayım; bu sıralar baya baya şiire sardım – burada bahsi geçen normal şiir değil -, o biraz duygusal olarak iyi geliyor. Normal şiire de sardım gerçi, yalan olmasın, rumuzum da oradan geliyor; Şükrü Erbaş sağ olsun gerçekten rahatlatan bir şiir yazmış.
Şiir dışında ağaçkakan da baya rahatlatıyor, hele hele uyuyan adam albümü… Sanırım kendime yakın bulduğum için böyle hissediyorum, bu yüzden seviyorum kendisini. Burkay abinin soyadı da halimi anlatıyor zaten – burada bir gülme emojisi düşünebilirsiniz -. Daha çok şey anlatacaktım aslında ama kimsenin umurunda olmadığını hatırladım, biraz da anlaşılmamaktan korkuyorum. Her şey bu yüzden aslında, anlaşılmama korkusundan.
Şimdi derseniz ki, “iyi güzel birader de, sen ne anlatıyon ya?” cevabı bende olsa inan bana bu itirafı yazmazdım. Sizden fikir vermenizi isteyecektim ama sanırım duygusal halime bıraktığım ve o halim de şarkılarla oradan şuraya atladığı için konu oturmadı – duygusal olmazsam herhangi bir şey anlatamıyorum ne yazık ki -. Öyle işte, fikir vermek isterseniz teşekkür ederim, vermezseniz de canınıza sağlık. Sadece tek ricam olumlama yapmayın, bu durumlarda olumlanacak bir şey yok, herkesin başına geliyor olması hiç güzel bir şey değil ve beni en ufak raddede rahatlatmıyor. Ben sadece üzgün ve kayıbım, narsist değilim. Teşekkür ederim.