× Sen de İtiraf Et: "Anonim" tıkla itiraf yaz.
× Instagram'da takip et: @ytuitirafsitesi
× X(Twitter)'te takip et: @ytuitirafsosyal
× Telegram'da bize katıl: @ytuitirafsitesi

Muhabbete geç kaldım

www.ytuitirafediyor.com
İnstagram'da @ytuitirafsitesi 'ni takip edin!

YTÜ Seri İlan Platformu: ytukampus.com/ilanlar

Merhaba arkadaşlar, nasılsınız? Umarım iyisinizdir. Beni sorarsanız eh, zaten itirafın konusu bu biraz. Son zamanlarda biraz fazla kopmuş hissediyorum kendimi, tamam zaten pek yakın hissetmiyordum herhangi bir şeye karşı ama şu sıralar kendime bile yabancıyım sanırım ve ne yapacağımı bilemiyorum. Yapılabilse yaşamaya ara vermek istiyorum, var olmak bile yoruyor artık; bir yanım ölmek istiyor bir yanım da ölümden o kadar korkuyor ki anlatamam. Önceden yanlış çağda doğduğumu düşünürdüm ama artık her çağın saçma olduğunu düşünüyorum, o yönde bile umudum kalmadı. Kafamın içi de pek susmuyor zaten, o seslerden kurtulmak için sabah akşam kulaklıklayım; bu sıralar baya baya şiire sardım – burada bahsi geçen normal şiir değil -, o biraz duygusal olarak iyi geliyor. Normal şiire de sardım gerçi, yalan olmasın, rumuzum da oradan geliyor; Şükrü Erbaş sağ olsun gerçekten rahatlatan bir şiir yazmış.
Şiir dışında ağaçkakan da baya rahatlatıyor, hele hele uyuyan adam albümü… Sanırım kendime yakın bulduğum için böyle hissediyorum, bu yüzden seviyorum kendisini. Burkay abinin soyadı da halimi anlatıyor zaten – burada bir gülme emojisi düşünebilirsiniz -. Daha çok şey anlatacaktım aslında ama kimsenin umurunda olmadığını hatırladım, biraz da anlaşılmamaktan korkuyorum. Her şey bu yüzden aslında, anlaşılmama korkusundan.

Şimdi derseniz ki, “iyi güzel birader de, sen ne anlatıyon ya?” cevabı bende olsa inan bana bu itirafı yazmazdım. Sizden fikir vermenizi isteyecektim ama sanırım duygusal halime bıraktığım ve o halim de şarkılarla oradan şuraya atladığı için konu oturmadı – duygusal olmazsam herhangi bir şey anlatamıyorum ne yazık ki -. Öyle işte, fikir vermek isterseniz teşekkür ederim, vermezseniz de canınıza sağlık. Sadece tek ricam olumlama yapmayın, bu durumlarda olumlanacak bir şey yok, herkesin başına geliyor olması hiç güzel bir şey değil ve beni en ufak raddede rahatlatmıyor. Ben sadece üzgün ve kayıbım, narsist değilim. Teşekkür ederim.

İtiraf Yorumları

10 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Kakqk
1 ay önce

Ben derdini tam anlamadım valla ne yalan söyleyim istiyorsan fake yaz dertlesek

ömür hanıma
1 ay önce
Reply to  Kakqk

Ben de tam ifade edemedim zaten belirttiğim gibi, o yüzden normal anlamaman.

sıradan biri
1 ay önce

Ohaaaaa ömür hanımla güz konuşmaları şiirini bilen biri miii

ömür hanıma
1 ay önce
Reply to  sıradan biri

Sen beni bir de “Çağrı Sinci – Öteki” dinlerken gör

reyisçi
1 ay önce

GEL Bİ LİMONATA İÇEK KENDİNE GELİCEN SÖZ

ömür hanıma
1 ay önce
Reply to  reyisçi

Olur reis, ne zaman nereye geleyim?

reyisçi
1 ay önce
Reply to  ömür hanıma

İNSTA VER BAKAM YADA FAKE

ömür hanıma
1 ay önce
Reply to  reyisçi

Sosyal medya kullanmıyorum ne yazık ki, bir tek burası kaldı kurtulamadığım henüz

Defg
1 ay önce

Yani herkesin başına gelmesi kısmı zaten seni rahatlatmak veya guzellemek için değil normal olduğunu ve her duygu gibi geçici olduğunu belirtmek için daha çok. mutlu olduğumuz kadar üzgün de olacağız kaybolmuş da hissedeceğiz tek bir çizgide değil maalesef hayat bu yönden bende nefret ederim böyle hissetmekten ama çoğu zaman deprwsif bi insanım baktığında. Yani tavsiye mi ne alırsın bilmiyorum bu söylediğimi ne kadar sosyal medya kullandığını da bilmiyorum ancak beni en kötü etkileyen şeyin bu kadar çok sosyal medyaya maruz kalmak olduğunu düşünüyorum. Beynim benim de susmuyor hani bazen gözümü kapatamıyorum o derece ve bu kadar hızlı ve art arda gelen düşünceler biraz reels kısmı gibi Instagramin ve oradaki içeriklerin kaydirdiktan sonra gitmediğini fark ediyorum artık sürekli geçmişi desiyorum ailemi suçluyorum arkadaşlarımı sucluyorum onları etiketliyorum işte manipulasyoncu bencil vs diye, acaba şurada ne demek istedi diye düşünüyorum herkesin her sözünü. kimsenin beni anlamadığını düşünüyorum ama baktığında bi şey de anlatmaya çalışmıyorum iletişim kurmayı unutmuşum artık . Birde şiire filan genelde de meraklı biri isen böyle kişiler de biraz melankolik olur nerden biliyorsun diye sorma. Tavsiye çok verilmiyor böyle durumda da ama dediğim gibi geçici olduğunu bilmek beni böyle zamanlarda rahatlatan bir şey birde seni daha ruhsal olarak dibe çeken içeriklere ara verebilirsin karamsar teması olan her türlü içerik şarkıdır şiirdir ne gelirse aklına. herhangi bi şey yazmayı denemek de duygu boşalması açısından iyi gelebilir diye düşünüyorum. Bunlar geldi aklıma umarım yardımı olur:)))

ömür hanıma
1 ay önce
Reply to  Defg

Ben normal olması konusuna katılmıyorum işte ve ne yazık ki geçici olduğundan artık emin değilim. Beni mahveden çevreme değil benim kendime, görüşlerime ve karakterime yabancılaşmam; dönüştüğüm kişiden memnun değilim bir nevi. Biraz eski karakterime, “lise dönemimdeki ben”e, dönmeye çalışıyorum ve bu da biraz arada bırakıyor çünkü bunu yaparken beni pek olumlu etkilemedikleri için buradaki çevremden ve son 10 yılda ben olan kötü özelliklerden kurtulmam gerekiyor. Ne yazık ki bu o kadar da kolay olmuyor çünkü sanırım bunları hayatta kalma ve güvende olma içgüdüsüyle elde ettim topluma ayak uydurmak için ama gel gelelim ki şimdi de toplumun ayak uydurmaya değer bir şey olduğunu düşünmüyorum. Bu dönemde edindiğim alışkanlıklar ve oluşan benliğimi asıl karakterim reddediyor, asıl karakterim de topluma genel olarak aykırı olduğu için bilinç altım tekrar dışlanma korkusuyla bu geri dönüşümü reddediyor sanırım. Böyle bir döngü yüzünden de ben her şeye yabancı kalıp hayata geç kalıyorum biraz biraz. Sanırım biraz kendimi çözümlemiş oldum burada – yine gülme emojisi -. Ailemi bu dönemin başından beri affetmeye başladım bu arada, benim için kendi bildiklerinin en iyisini yaptılar diye düşünüyorum, sadece bildikleri pek doğru değildi çocuk yetiştirmek için. Çevreme gelirsek, çevremi – yani toplumu – affeder miyim bilmiyorum çünkü herhangi bir anlamda yakınlık ve düzelme hissetmiyorum. Arkadaşlarıma daha doğrusu eski arkadaşlarıma pek kızgın olduğumu düşünmüyorum ama iyi bir düşüncem var da denilemez, daha çok nötrüm; tek aklımın almadığı şey nasıl yanlış bir şeylerin olduğunu fark etmedikleri – belki de fark ediyorlar ama onlar da alıştı, bilmiyorum -. Şu an sadece şarkılar sayesinde varım, günde en az 8 saat kulaklıklayım yoksa dayanamıyorum. Gerçi belki bunda sosyal medyanın etkisi vardır diye de düşünüyorum senin dediğin gibi ama pek kullanmıyorum da, arkadaşlık itirafında birisine yazmak için indirmiştim en son iki hafta önce kadar ama sonrasında da sildim. O yüzden ondan da emin değilim, neyse uzattım sanırım. Son olarak bir yorum eklemek istiyorum: ben şiir vb. şeylere ilgimiz olduğu için melankolik olduğumuzu düşünmüyorum, melankolik olduğumuz için bu tarz şeyler bizi rahatlatsın diye ilgi besliyoruz bence.